Danıştay'dan irtica uyarısı

Tehlike yokmuş gibi gösterilme çabalarına rağmen irtica tehdidi var olduğunu söyleyen Danıştay Başkanı Çörtoğlu, “Atatürk ilkelerine aykırı her türlü hareket irticadır” dedi

Danıştay'ın 139. kuruluş yıldönümü ve ''İdari Yargı Günü'' dolayısıyla Danıştay'da tören düzenlendi. Törende konuşan Danıştay Başkanı Sumru Çörtoğlu, laiklik ve irtica uyarısında bulundu. 17 Mayıs 2006'da Danıştay'a yapılan ve Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in öldürüldüğü saldırının, laik devlet düzenini hedef aldığını söyleyen Çörtoğlu, "Maalesef üzerinde önemle durduğumuz hususlar, devlet adına yetki kullanan makamlarca önemsenmemiş ve tehlikenin varlığı gözardı edilmiştir. 'Türkiye'de tehdit düzeyinde irtica yok' denilerek, bu durumun hafife alınması kimi yayın organlarının sorumsuz beyan ve yönlendirmeleri bazı çevreleri cesaretlendirmiş ve ülkemizde pek çok kanlı eylemin yaşanmasına sebebiyet verilmiştir" dedi.

HAREKETE GEÇİLMELİ

Çörtoğlu, "Koruyucu ve önleyici güvenlik tedbirlerini almakla görevli olan emniyet ve diğer güvenlik birimleri, yakın tehlikeyle karşı karşıya bulunan ve bu tehlikenin varlığına işaret eden kişi ve kurumlara karşı daha duyarlı olmalı, 'bu konuda istemde bulunulmadı' bahanesine sığınmadan, kişi ve kurumları korumak için resen harekete geçmelidir" diye konuştu. Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı her türlü hareketin irtica olduğunu belirten Çörtoğlu, "Önem ve öncelik sıralaması zaman içerisinde değişkenlik göstermekle birlikte Türkiye'de irtica tehdidi her zaman olmuştur ve olmaya da devam edecektir" dedi.

DEĞERLERİMİZ DEĞİŞTİRİLEMEZ

Çörtoğlu, laiklik ile devletin ve demokrasinin olduğu kadar herkesindini inanç, vicdan ve kanaat hürriyetinin de korunmasının amaçlandığının unutulmamasını isteyerek, "Bugün eğer vatandaşları din ve vicdan özgürlüğüne sahip demokrat bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin varlığından söz edebiliyorsak, bunun laiklik ilkesinin bir eseri olduğu hususunda hiç kimse duraksama yaşamamalıdır" diye konuştu. Çörtoğlu, konuşmasında "laiklik" başlığı altında değerlendirmelerde de bulunarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu anımsattı, bu dört niteliğin Cumhuriyet'in temeli, değiştirilemeyecek, değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek Anayasal hükümler olduğunu belirtti. Laikliğin, Cumhuriyet'in temel unsuru, egemenliğin kaynağı, çağdaş yaşamın teminatı olduğunu vurgulayan Çörtoğlu, "Laiklik, dini kuralları devlet düzeninin dışında tutarak, dinin siyasal ve hukuksal bir güç olmasını önler" diye konuştu.

ÖZOK: ÜLKE SİYASİ KRiZE SÜRÜKLENİR

Törende yaptığı konuşmada cumhurbaşkanı seçim sürecini değerlendiren Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok ise cumhurbaşkanının altyapısı hazırlanmadan halk tarafından seçilmesi halinde ülkenin krize sürüklenebileceği uyarısında bulundu. Özok, başkanlık ya da yarı başkanlık sistemlerinde, bütün kurumlarıyla işleyen eksiksiz demokratik bir yapı, tam bağımsız güçlü bir yargı ve iki partili bir siyasal yapının olmazsa olmaz koşullar olduğunu söyledi. Tam bağımsız idari yargının önemine işaret ederek, Anayasa Mahkemesi'nin bir kanunu, Danıştay'ın bir hükümet tasarrufunu iptal etmesinin, ''bazılarının yaklaşımının aksine, yasama ve yürütmeye müdahale ya da üstünlük olarak algılanmayıp, kuvvetler ayrılığının amaçladığı dengenin ve hukuk devletinin doğal sonucu'' olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulayan Özok, ''Danıştay'ın verdiği bir iptal kararından sonra '..bu konuyu ulema bilir...' ya da Anayasa Mahkemesi'nin bir iptal kararından sonra '...demokrasiye kurşun sıkılmıştır...' yaklaşımı, demokratik toplum önderlerinin asla ağızlarına almamaları gereken beyan ve yorumlardır'' dedi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !